Ekrem Arpak

Ekrem Arpak

EKREM-CE

PEKİ SİZİN BAŞKAN ADAYINIZ KİM!

27 Mart 2025 - 14:32 - Güncelleme: 27 Mart 2025 - 20:53

SİZ KİMİ SEÇERDİNİZ!

İdealist bir öğretmen, idealleri, hedefleri, hayalleri ve geleceğe dair zerre umutları olmayan öğrenciler.

Yeşilçam, Amerikan, Fransız ve Hindistan başta olmak üzere dünya sinemasına defalarca konu olmuş fedakar öğretmen-başıboş öğrenci hikayesi yani.

Yine buna benzer bir konu. Asosyal, hayattan kopmuş, madde bağımlısı, potansiyel suçlu adayı öğrencilerinin bakış açısını değiştirmekte kararlı ama işi çok zor olan bir öğretmen var hikayede.

Birgün öğrencilerine bir genel seçim üzerinden test yapar. Soru çok basittir.

Dünyanın herhangi bir ülkesinde üç adaylık bir genel seçim söz konusudur ve öğretmen üç adayın özelliklerini sunarak öğrencilerinden hangisine oy vereceklerini sorar.

1. Aday: Hiper tansiyonu var. Kansızlık ve kalp yetmezliği de. Yani birçok ciddi hastalığı mevcuttur. İşine geldiğinde çok iyi derece yalan söyler. Eşini aldatıyor, çok sigara içiyor ve aşırı derece martini (alkol çeşidi) tüketiyor.

2. Aday: Aşırı kilolu. Daha önce üç seçim kaybetmiş. Depresif ve panik atak sorunu var. İki kez kalp krizi geçirmiş. Birlikte çalışması çok zor birisi.

3. Aday: Bol yıldızlı ve madalyalı bir savaş kahramanı. Kadınlara karşı saygılı, hayvanları çok seviyor. Kesinlikle sigara içmiyor. Sadece özel günlerde bir iki tane bira tüketiyor.

Seçmen siz olsaydınız hangisine oy verirdiniz?

Öğrencilerin yanıtları ve adayların isimlerini yazmadan siz değerli okurlarımdan ricam sizin de  bu üç adaydan birini seçip not etmeniz olacak.

Beklendiği gibi bütün sınıf üçüncü adaya oy veriyor. Kuvvetle muhtemel sizin de yaptığınız gibi.

Şimdi gelin adayların kimliklerine bakalım.

1. Aday: Franklin D. Roosevelt: 32. Ve en uzun süre ABD Başkanlığı yapan kişi. Birinci dönemi buhranlarla geçerken ikinci ve üçüncü dönemde ülkesini ikinci dünya savaşına odaklayan kişi. Bugün bile kendisini büyük kahraman olarak anan azımsanmayacak bir kitle varken 2. Dünya savaşında dökülen kanların çoğundan sorumlu olduğunu iddia eden bir kesim de var.

2. Aday: Winston Churchill: 1940-45 yılları arasında Birleşik Krallık/Büyük Britanya yani İngiltere'nin başbakanı. Tıpkı Roosevelt gibi kahraman ile kan emici arasında iki görüşün hakim olduğu bir adam.

3. Aday: Hani hayvansever, kibar ve alkolden uzak olan, gözlerimizin kapalı Aday dediğimiz kişi. Nazi Almanya'sının katliamcı lideri Hitler!

Öğretmen üçüncü aday üzerinde uzlaşan öğrencilerinin bu kararı üzerinden şöyle bir uyarıda bulunuyor: "Dünya hiç bir zaman beklediğimiz gibi bir yer olmayacak"

Bugün gösterime girdiği yıllarda izleyicisinin %73'nün bakış açısını değiştirdiği söylenen bir filmin can alıcı sahnesi üzerinden bakış açısının önemine dikkat çekmeye çalıştık.

Doğrudur, insanın olaylara doğru açıdan bakması çok değerlidir ama bu filmin en can alıcı sahnesinde öğrencilerine "Dünya asla beklediğimiz gibi bir yer olmayacak" İddiası ne kadar doğrudur?

Madem doğru bakış açısını yakalamak hayati önem taşıyor, o halde dünyayı her bir insanın mutlu olacağı bir yer haline getirmek neden zor, imkansız olsun ki?

Pek tabii dünya klasikleri haline gelmiş ve milyonlarca insanın bakış açısını değiştiren bir sinema filmi ve o filmde ortaya konan dahiyane bakış açısına muhalefet etmek benim gibi bir cahilin haddine mi? Demeyeceğim tabii. Haddime çünkü hem bunu çürütecek bilgiye hem güce sahibim!

Buyurun benim savunduğum bakış açısı ile dünyanın değişebileceğine inancımın dayanağına geçelim. Unutmayın, dünyayı değiştirmek istiyorsanız önce kendinizden başlamalısınız.

İşte tam da bu noktada Şanlıurfa halkı 31 Mart yerel seçimlerinde değişime önce kendinden başlayarak her şeyin yeniden iyi, Şanlıurfa'nın barış, huzur içinde, her türlü torpilden, israftan, yolsuzluktan, kinden, vurgundan, adaletsizlikten, haksızlıktan uzak yaşanabilir bir şehir olacağına inandı ve inandığını da seçti.

Filmin sahnesinde öğrencilerine Hitler seçeneğinin yanlış bir bakış açısı olduğunu anlatan öğretmen, Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'i ise sahip oldukları kötü huylara, yaptıklarına rağmen Hitler'i baz alarak tercih edilmesi gereken lider olarak sunuyor önümüze. Peki, çok iyi derecede yalan söyleyen, geçimsiz, madde bağımlısı Roosevelt ABD başkanı olduğu için Hitler'den daha değerli mi olmalı aslında?

Sürekli seçim kaybetmiş, birlikte çalışması çok zor ve alkol bağımlısı Churchill'in Birleşik Krallığın başbakanı olması onu Hitler'e tercih etmemizi mi gerektiriyor?

Dikkatimi çekti ve araştırdım. Hiç kimse ama hiç kimse bu film sonrası veya gerçek hayatta şu soruyu sormamış: "Neden bütün kötü alışkanlıklardan uzak, adaletli, dürüst, cesur olan dördüncü bir seçenek konulmadı önümüze?"

31 Mart Şanlıurfa yerel seçim Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonuçlarını on yıllardır yapılan seçimlerden ayıran ve özek kılan tam da bu işte.

Şanlıurfa halkı o gün janjanlı jelatinler ile süslenmiş, basın desteği almış adaylara rağmen doğru bakış açısı ile en azından Şanlıurfa'nın geleceğine dair umut tohumlarını ekmeyi seçmiştir.

Dürüst, adil, cesur bir lider olan Mehmet Kasım Gülpınar'ı göreve davet ederken "Biz artık yemeyen, yedirmeyen, bizi anlayan, bizden, çalmayan, insan onurunu makama, güce değişmeyen bir başkan istiyoruz" Demiştir.

Üstelik Gülpınar'ın seçim yenilgileri, ciddi sağlık,  sorunları, geçimsizlik gibi huyları da yoktur.

O halde doğru bakış açısı ile seçimlere gidip dünyayı yaşanabilir hale getirmenin mümkün olacağının gerçeğini dünyaya Şanlıurfa halkı göstermiştir.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin üzerinden tam 1 yıl geçmiştir. Şanlıurfa da her şey güllük, gülistanlık mıdır yani? Elbette hayır...

Hayır çünkü 1 yıl onlarca yılın enkazını kaldırmak için yeterli bir zaman değildir.

Hayır çünkü şaşalı israfa, hantal bir çalışma yapısına, yolsuzluğa, borçlanmaya, sömürmeye, ötekileştirmeye, ihale yolsuzluklarına dayanan bir yapıyı yine, yeniden adalet, sevgi, merhamet ve vizyon ayakları üzerinden inşaa etmek bir yıl ile mümkün değildir.

Ancak, Şanlıurfa halkının imza attığı değişim bu bir yılda etkilerini ziyadesiyle göstermektedir.

Elbette eski sistemden nemalanan, güç ve para devşiren hatırı sayılır bir kesimin sanki 5-10 yılda Şanlıurfa'nın tüm alt ve üst yapı sorunlarını çözmüş şimdi uzay şehri adımlarını bekleyen mantık dışı eleştirileri olacaktı, oluyor da.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesine her yıl milyonlarca lira bayrak, filama, broşür satarak zengin olan bir adamın, Gülpınar Başkan sonrası bu gereksiz israfa takılmasını anlayış ile karşılaması mümkün değildir. 

Bu torpilli zengin olmayı kendinde bir hak görenlerin sosyal medya üzerinden Şanlıurfa halkına hak, hukuk, adalet satmaları gerçeği değiştirmez. 

O verdin damadı, bu vekilin oğlu, şu başkanın kızı derken istedikleri ihaleyi, makamları alarak güç kazananların bugün geçici işçinin bile kura ile işe alındığı adil düzeni içlerine sindirmelerini beklemiyorum.

İnsani karakterleri, güçlü edebiyatları, sanatçı duyarlılığı veya onurlu gazeteci kimliği ile değil, sosyal medya üzerinden kirli algılar ile para kazanan fakat şimdi boşa düşen sözde bazı medya mensuplarının "Şanlıurfa Büyükşehir de bir yıldır hizmet yok!" Yaygarasının temelinde halk için hizmet arayışı mı var sanıyorsunuz?

Hayır tabii ki. Gülpınar öncesi kızını bir ilçe, oğlunu bir ilçe, eşini büyükşehir, gelinini başka belediyede hatta sevgilisini işe koyan, yetmedi abonelik adı altında tonla para koparan sözde gazetecinin halk için hizmet diyeceğini ve yeni düzeni savunacağını sanıyorsanız yanılırsınız. 

Artık yanılmayın lütfen! Çünkü kamuoyunu kendi çıkarları için yanıltanlar önümüze hediye paketlerinde birer aday koymaya alışmışlar. Bakış açımızı kapattılar.

Yıllardır alt ve üst yapı için yapılmayan kazılara, yollara ses çıkarmayanların bugün "Urfa köstebek yuvasına döndü!" Çığırtkanlığı utanılacak bir söylemdir. Zira bir şehirde birçok yerde yol yapım ve alt yapı kazı çalışması var ise o şehirde belediye hizmet getiriyordur. 

Milyarlarca liralık borcu sorgulamayanların bugün borca rağmen sadece bir yılda "gerçeküstü bütçelerle hizmet yapılsın!" Çığırtkanlığı o milyarları hizmet adı altında cebe indirenlerin mamalarının kesimle sancısından başka bir şey değildir.

Tek tek isimler verip polemiğe girmeyeceğim lakin işe gitmediği devlet kurumundan tonla maaş alıp, Şanlıurfa siyasi dengeleri arasına nifak sokmak üzerinden para kazanan sözde gazetecinin savunduğu bazı isimlerin tekini yazsam rezil olurlar.

BİK Üzerinden kendi meslektaşlarına yani Şanlıurfa'da günlük yayınlanan 5 gazeteye milyonlarca lira ceza kestiren bir ahlaksızın sözde hizmet haykırışı utanmaz bir kalamşörün çığırtkanlığından başka bir şey değildir.

ŞUSKİ'nin Türkiye'de bağlı bulunduğu belediyeden her ay milyonlarca lira alan yani zarar eden yapıdaki tek su işletmesi olduğunu biliyor muydunuz?

Gülpınar vizyonu ve mevcut ŞUSKİ yönetimi bu kamburu da ortadan kaldırmak üzeredir.

Her yıl onlarca yolsuzlukla anılan ve yine Büyükşehir Belediyesi'nin sırtında koca bir kambur olan BELSAN bataklığı kurumak üzeredir.

Beton üretimi ve Büyükşehir inşaat, yol yapımına büyük katkılar vermesi gereken fakat diğer şirketler gibi yük olan BELTAŞ bataklığı kurumak üzeredir.

Yine ulusal medyaya düşen yolsuzlukları ile gündem olan BELTUR bütün zorluklara rağmen rayına girmiş, yakın gelecekte kar edecek düzeye gelecektir.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi 2025 yılı bütçesi farklı siyasi partilere mensup olan 13 ilçe yönetimini mutlu ve memnun eden adil şekilde planlanmıştır.

Merkez ve 13 ilçede yol yapım çalışmaları tüm hızıyla sürmektedir.

Yapılan lansmanlar, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Gülpınar'ın şahsi ilişki ve deneyimleri ile Şanlıurfa'nın ulusal ve uluslararası tanınırlığı hızla artmıştır.

Daha bugün Şanlıurfa toplu ulaşımına nefes aldıracak otobüsler filoya katıldı.

Park, bahçe, peyzaj anlamında çalışma ve hizmetler aksamadan devam ediyor.

Büyük projeler de gerçekleşecektir.

Şimdi soru şu: "Sizin başkan adayınız kim? Öğretmenin sunduğu 3 adaydan birisi mi yoksa Şanlıurfalıların yaptığı gibi 4. seçeneğini kendin belirleyip Şanlıurfa'yı yaşanabilir hale getiren aday mı?

Gerçek şu ki tüm değişimler ve devrimler sancılı olur. ŞanlıurFa değişimi seçti ve bir süre sancı çekecek ama sonucu yaşanabilir bir Urfa olacaktır.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.